15 Nisan 2020 Çarşamba

CORONALI GÜNLER

                   



                21.Yüzyıl'a adını yazdıran salgın hastalık. Tüm dünyayı etkisi altına alan insanı ölümün eşiğine getiren;  hatta  büyük kayıplar verdiğimiz bir salgın. Her an sevdiğimiz  bir insanı kaybetme korkusu yaşadığımız günlerden geçiyoruz. İnsanlık bu tarihleri asla unutmayacak. Belirsizlik, korku, endişeli  zaman dilimini yaşıyoruz.

                 Hastaneler bu pandemiyle savaşırken, dünya ülkeleri ciddi bir sınav veriyor. Doktorlar, hemşireler, insan üstü bir güç ile çalışıyor. İnsan psikolojisinin  hiç hazır olmadığı bu durum karşısında zorlanıyor. Ne  olursa olusun biz bilgilenmeli, öğrenmeli ve farkındalığımızı en üst seviyeye çıkararak hayatımızda hiç olmadığımız kadar ciddi olmalıyız. Bu süreç,  insanlığın bir sınava girdiğini gösteriyor. Hayatın yoğunluğuna o kadar kapıldık ki geçen bu zaman diliminde  bir robota bağladık. İş temposu, çocukların okul, kurs yoğunlu içinde en yakın çevremiz olan ailemizi bile ihmal ettik. Hatta kendimizi ihmal ettik. Hayatta hiç bir şey durduk yere olmuyor.. Para hırsı, toprak, dil, din, topluluk üstünlüğü sağlamak isteyen dünya güçlerine bile bir ders veriyor.. Son 5 yılda  televizyonda izlediğimde "kopsun bu kıyamet!" dediğim çok haber oldu. Yaşanılmayacak bir dünya da nasıl yaşayacağız? Evladımı nasıl bir gelecek bekliyor? sorusunu bugünlerde herkesin kendine sıkça sorduğunu düşünüyorum.

                Kurtuluş savaşı zamanında  halk yoklukla , hastalıkla, kıtlıkla ve hürriyetini kaybetme korkusuyla savaşırken  korkmadan elinden geleni, hatta daha fazlasını yapan bu millete ne oldu böyle? Bugünün koşulları  ile bizi zorlamadan günlük  konforumuzu fazlasıyla yaşıyorken, iki günlük  sokağa  çıkma yasağını hayatın sonu gelmiş,  açlıktan ölüyormuş gibi marketlere saldırmak, kuralları hiçe saymak, yozlaşan bir toplumun göstergesidir ne yazık ki."Kurallar" hayatımızı zorlaştırmak için değil, bu salgında hayatta kalmamız için var. Bize düşen sakince, empati kurarak, kurallara uyarak bugünlerin üstesinden gelmek.
           
                Karamsarlığa kapılmadan, derin bir nefes alarak kendimizi bu süreçte iyileştirebiliriz. Arkadaşla içilen bir çayın, bir kahvenin, ne kadar iyi geldiğini biliyorsak; izole olduğumuz bu günlerde içtiğimiz çayın daha bir kıymeti var. Niye mi? Kendini  bulman, kendinle tanışman,keşfetmen için. Dünya değişirken kendinden başlamalısın. "İNSANSILIKTAN" çıkıp "İNSAN" olmamız için bir fırsat bu salgın Adaletli  davranmaya en yakın çevrenizden başlayabilirsiniz, Eşine, çocuğuna, annene,  babana, kardeşine teşekkür  et, onları takdir et."İyi ki varsın." .de Bilemeyiz kim kalacak? Kim eksilecek? Bugünlerde doğan güneş bizim için daha anlamlı; daha fazla şükret, daha fazla teşekkür et.
         
              Nasıl ki bir sabah uyandık? Corona  günleri başladı...Umarım bir sabah kalktığımız da yeni bir insanlığa uyanmış oluruz Merhametin, sevginin, kucaklaşmanın sağlıklı olduğu günlere...



                                                                                               SEVGİLER...









1 yorum:

  1. Kesinlikle öyle ..Tereddüt etmeden birbirimize sarılıcağımız günleri görelim inşallah ��

    YanıtlaSil